hicbirsey mukemmel degil (video)

başa ilişen yıldız


gözlerini gökyüzüne dikip
belli bir yıldızın
kaymasını beklersen eğer,
bir ömür beklemen
ihtimaller dahilindedir.
sen en iyisi indir gözünü gökyüzünden,
yeşili gör, maviyi gör..
rengarenk gözleri,
ve aynada kendini gör..
kayan senin yıldızınsa eğer,
zaten gelip başına ilişecektir
:) h.a.

ay yerini güneşe bıraktıgında

gecenin bir vaktinde
vakit sabaha yaklaştıgında,
yorgan üzerinden kaydığında
ve ürepererek uyandıgında
beni hatırla..

ay dolunay oldugunda
ışığı pencereden  yanıbaşına süzüldüğünde,
susadıgında,
beni düşün.

ve bir gün,
sabah oldugunda,
oda güneşle doldugunda,
ve yanı başında uyuyan biri varsa,
ve kadınım diyorsan,
unut beni.

h.a.




mutluluk; er-geç..

alıştıgın koku ve ten artık yok.
önceleri zor olacak, bilesin..
ama sonrasında akıl galip gelecektir..
hak vereceksin olanlara,
olması gerektiğini sindirecksin içine.
sonra yavaş yavaş silinecek kalanlar
elle tutulur olanlar.
yavaş yavaş parmaklarına kuvvet gelecek,
yapman gereken somut temizlik için.
ama bilesin ki,
elle tutulamayan bir takım şeyler,
hal-i hazırda duracak içinde bir yerlerde..
ve sonra..
önüne başka silüetler düştükçe
gözden ıraklaşacak,
ama hep var olacak oralarda biryerlerde..
bir yandan da kalbin derinlik kazanacak
ardı sıra siluetler..

ama her kaybediş baska bir kazanışsa eğer,
ve her yeni kazanış bir kaybedişi gerektiriyorsa,
ne kaybetmeli, ne de kazanmalı..
ya da bir kez kazandın mı,
hiç kaybetmemeli..

yok yok..
gerek yok ütopik şeylere..
alelade bir insansın sen,
kazanırsın da, kaybedersin de..
bu değil mi yaşamak!
böylece hissetmez misin yaşadıgını,
nefes aldıgını!
o zaman,
vur dibine..
kaybettin mi, adam  gibi..
kazandın mı, aslanlar gibi..
ve bil ki; tüm haklarıyla yaşamaya değer.
ve bil ki; mutluluk, er-geç.

h.a.

kızarmış huzur

huzuru fırında unuttugunda
pembeleştikten sonra kapkara olur.
üzerini bıçakla kazısan da
artık  gerçek dokusunu kaybetmiştir.
geri dönüşü yoktur.
"yanmak" bu,
kimyasal değişim.
geri dönüş yok.
yeni bir huzur için
malzemeleri yeniden bir araya getirme vaktidir.
bu defa fırında unutmamak üzere.

h. a.

from a conversation

ve geldiğinde uzaklıgını geride bırak,
dönüp bakma arkana
yüz bulmasın, gelmesin ardından..
sayılı vakitler, çabuk geçen vakitlerdir hep,
saydıgın dakikalar bitmesin istediğinde..
ama vardır bir sonu, ister say ister sayma
geçer gider ve asla geri gelmez..
geride kalan her "zaman zerresi"
hakkı verilmiş olarak kalmalı geride..
ertelemenin sonu yok, taa ki nefes bitene kadar..
bir yola düştüğünde,
diğer yollardan vazgeçmiş olursun,
ve geride birileri kalır hep.
yol kenarlarında tanıdık gözler arkandan baktıgında,
onlara güzel şeyler bırakmalısın.
ölüm ya da uzaklara gitmek..
farkı yok belki de.
ikisinde de "giden" ve "kalan" var..
ama sen bil ki zaman zerrelerinin içini,
layıkıyla oldurdun..
pişmanlık ya da geriye dönme isteği olmamalı sende..
sen ki içini özgürce ve cesurca dökmüş insan..
kendini tüm haklarıyla ortaya koymuş,
kimseye yaranmak derdinde olmayan,
hayatın amacına yaklaşmış,
sevmiş..
ve sevilmiş..

H.A. to N.M.G

a drinking song

 

.....the dark is rising and the day keeps falling
our fire is burning and the wind keeps calling
so fill your glasses and prepare to fight
let's all drink up and ride tonight

no more, never again....

 

a drinking song / Helldorado

"an" lar

saatlerin zamandan bağımsız işlediği,

huzurun etrafı pembeleştirdiği,

sıcaklığın usulca insanın yanına sokulduğu,

sesin hoş tınılar kazandığı,

kahkahanın pencereden taştığı,

anlamlı anlar olmalı insanın hayatında..

 

teşekkür ederim bu güzel "an"lar için..

 

"Pir" şiir

 

...

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan 
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
                                      bu memleket bizim..

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak 
ve ipek bir halıya benziyen toprak, 
                                      bu cehennem, bu cennet bizim.

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın, 
yok edin insanın insana kulluğunu,
                                      bu dâvet bizim...

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür 
ve bir orman gibi kardeşçesine,
                                      bu hasret bizim..

...

Nazım Hikmet Ran

kitaplar hep yarım

kitapları hep yarım bırakan ben,

şimdi bir şeyi tamamlama çabasında

pek isteksizce devam etmekte yoluna ancak..

aslında bu sefer yarıyı çoktan geçmişim ben,

derin bir nefes alıp

sıkı bir hamlede

hallolur bu iş.

ama,

bu katetmek istediğim yol

sadece bir "parçası" tüm yolun.

daha gidecek yolum,

yarıda bırakılacak kitaplarım var benim..

yol uzun..

yola devam.

yol engebeli.

yola devam.

yok dikenli.

yola devam...

 

hilal aksu